|
Çocukluk Hayalinin Gerçekleşmemesi Üstüne Bir Dua |
|
Yazar Sinem Sal
|
|
Yolculukları severdim hep. Üniversite yıllarımdan kalma bir alışkanlık olsa. O zamanlar her yolculuk "Öğrenci misiniz?" sorusuyla başlardı. Bir de otobüsler, vapurlar ve trenler, yani hareket halinde olan tüm taşıtlar, bana her şeyi ardımda bıraktığım hissini veriyorlardı. Kıpırtısız, donuk gözlerle cama yaslanıyordum. Camın her kırmızı ışıkta titreşmesi beyin hücrelerimin itişmesi gibiydi. Dudaklarıma az önce öpülmüşler gibi bir ifade yerleştirirdim, kim bilir belki de yol boyu titreşen hayallerimin aşağı beynimden aşağı doğru sarktığında aldığı haldi dudak kenarındaki çizgilerim.
|
|
|
Hissiz Ayaklar ve Taş Plaklar |
|
Yazar Sinem Sal
|
|
Ellerimi pencerenin kenarındaki boşluğa dayadım. Camdan sızan yağmurun içeri akmasını engellemek ve cam kenarında biriktirmek amacıyla açılmış olan oyukta biriken suya parmak uçlarımı değdiriyordum. Dünyanın en büyük şehirlerinden birinde kucağında taş plaklar, sağa sola gramofon tamircisi soran bir kadın gibiydim. Tırnaklarımdaki ojelerin uç kısmı silinmiş. Yarısı vişne reçeline batırılmış ekmekler gibi duruyordu ellerim şimdi
|
|
|
Omzunda Vişne Çürükleri ve Amnezyak Diş İzleri |
|
Yazar Sinem Sal
|
|
Yatakta uzanıyorsun.Örümcek ağının narin yapısına çivilenmiş sivri sinekler gibi kıpırtısız ve "yensem de bitse" der gibi bir uzanış ve susuş hali.Tavanın her zaman pürüzlüydü.Beyaz , küçük sarkıtları olan bu tavan üst kattaki komşuya göre tabandı.Demek ki aynı şey, farklı yerlerden ve yaşantılardan bakıldığında ayrı amaçlar için kullanılıyordu.Senin ulaşamayacağının üzerinde bir ötekisi ayak gezdirebiliyordu, koşabiliyordu hatta iki buçuk yaşındaki kız çocuğu bu tav/banın üstünde tepinebiliyordu.
|
|
|
Yazar Sinem Sal
|
|
Sabaha kadar ıslanacak teni var bu sokakların. Ayaklarımın altına dünyanın dili serilmiş. Bense üstünde geziniyorum. Taze frezya kokuları geliyor damına geceden kalma soğuklar inmiş evlerin pencerelerinden.
|
|
|
Yazar Sinem Sal
|
|
Ve sen kendini üstüne bulaşan lekelerden tanırdın.Eğer üstünde çilek tadı varsa o gün reçel yemiştin, eğer kokusu sinmişse ilk yaz öpüşlerininin o gün bir kadınla sevişmiştin.Oysa kimse ; ama kimse bilemedi: lekeler her zaman üstündekine ait değildir.Bizler bazen yanımızdan geçip gidenlerin üstümüze döktüklerini taşırız, bilmeden.Ya da sadece değiştirmeye üşendiğimizden.
|
|
|
|
<< İlk < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
| Sonuç 1 - 10 Toplam 13 |