Önüm Arkam Sağım Solum Sanat!

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Arama

istatistikler

Üyeler: 141
Haberler: 113
Linkler: 0
Ziyaretçi: 32432
Davet  E-Posta
Yazar Sinem Sal   
17 03 2009
Biz olsa olsa küçük şeylerin yaratıcısıydık. Cümlelerin, kelimelerin, hani o duyduğun sözlerin. Heykellerin, resimlerin, hani o gördüğün her şeyin, etrafın, insanların... Canlandırdık da neleri? Sahnelerin önüne dizilsin diye yüzlerce seyirci en güncel konular seçildi tiyatrolarda. Bizler yaratma gücümüzü bile kopyalarından ilan ettik dünyanın.

Ötesine gitmeyi amaçlamıştık her birimiz oysa. "Ötesi", bizi hiç kabullenmedi içine. Dolayısıyla aklın alamayacağı alanlara kaçamadık. Kaçtığımız zamanlar "kendini kaybetti" dendi ve ilk dönemeçte evimizin yolunu tutturduk. Çadırdan bozma evlerimiz vardı bizim. Öyle kilidi takıp giden trenlere atlayamıyordunuz. Ya derleyip toplayıp taşınıyordunuz başka arazilere ya da öylece bırakıyordunuz yatağınızı , yorganınızı. Kendinizden taşınıyordunuz. Ya betondan olsaydı evleriniz ya da bir gece vakti kaçak kat atmış olsaydınız gece kondurulmuş evinizin üst katına? Hani öyle sert ve kalıcı olsaydı hayatlarımız, hani biz başta kalıcı sansaydık, ne olurdu ?

Kendimi mevsim değişikliği nedeniyle tahliye etmeye, tamirattan dolayı bir süre dışarıya kapamaya, evde olup da kapıyı açmamalara, kalabalık partiler verip odalarımı darmadağınık etmeye ... Hepsine alışmıştım. Ben hep bir yere ait olmaktan korkmuştum oysa. Zaman beni haklı çıkardı.

Yazılı bir adres bırakmamalıydın insanlara. Canları istediği her zaman zank diye gelip bulamamalılardı seni. Telefon rehberinden isim ve soy ismine sahip en az beş kişi daha çıkmalıydı ve sen sonuncusu olmalıydın. Sesin değişmiş olmalıydı, örneğin ağır grip olmalıydın o gün, tanıyamamalıydı. Kimse kimseyi ve hiçbir şeyi eliyle koymuş gibi bulmamalı ya da o kadar ihtiyaç duyuyorsa elinden bırakmamalıydı.

Ve biz korunuyorduk(!) Evlerimizin kilitlerini takıyor , perdelerimizi çekiyor, geceleri sokağa çıkmıyor,birbiriyle uyumsuz renklere sahip giysileri tek başımızayken bir arada giyebiliyorduk. Evrenden kaçıyorduk. Dünyayı evimizin dışına kilitliyorduk. Ben bunu yapmadım. Kapılarımı sonuna kadar açtım ve davet ettim her şeyi. Her ne geliyorsa bana geliyordu işte.Ötesini hiçbir zaman aramadım. Hoş gelmişler, hoş gittiler.

Anlamlandırmak için didinip duruyoruz. Savaşıyoruz, yargılıyoruz, sorguluyoruz. Yoruluyoruz ve yıpratıyoruz. Öğrenmek için tadına bakıyoruz, yutkunuyoruz. Yo, ben sana bunu yap diyemem, demem. Çünkü o zaman öğrenmezsin. Olsa olsa tanıştırırsın meyveyi elinle , dilinle, midenle. Onun kendisi ol ! Evet, tam olarak da öyle. Bizler kendimize tek hayat, tek kişilik çizip yaşayanlardanız. Bundandır her şeye bir anlam katma çabamız. "Sen" olmadığın her şeye bir anlam arayışın bundandır. Kendin olmayanlarla bir olamaman bundandır, biliyorum. Rüyalarını düşün o vakit.Gözlerinle görmediğin anları... Gerçekte olsa olsa delilik diyebileceğin o saniyeleri. Neden en mutlu anlarımıza "rüyada gibiyim" dediğimizi düşün. Neden en güzel anlarımızı olağan üstü diye tanımladığımızı.

Ben gözlerimle görmeyi bırakalı çok oldu. Ruh bedenden çıktığı vakit et ve kemik çürür. Bu demek değil miydi düşüncelerimin sınırı bedenim değil.

İnsanlar korkuyor, ya bir gün düşünmek zorunda kalırsam, ya kendimi aşmak zorunda kalırsam, ya yetmezse bana bu algıladıklarım, ya ötesini sorgulamak durumunda bırakılırsam... Korkuyorlar. Neye bakıyoruz, neyi arıyoruz, nerede cevap?

Ben hiçbir zaman bu otların arasında bu salyangozlar da ne , nereden gelmiş demedim ki. Bak salyangozların arasında otlar bitmiş. Sebebini sormadım. Sadece güzeller. Seyrettim.

Şimdi yüklenmişsin kendini kendi sırtına götürüyorsun. Bazen de çekiştirip duruyorsun. Madem öyle, taşı taşıyabileceğin kadar. Zaten sürse sürse ne kadar ki...

Altmış sene olduğu ön görülen bir rüya gibi yaşam. Çoğu insan bunun lüsid rüya olduğunu uyanmaya çok yakın olan o ana yaklaştıkça anlıyor. Bilse...Neleri değiştirirdi, kim bilir?

- Kendisi.

 

Sinem Sal

 

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Striked Bağlantı Resim Liste Alıntı


< Önceki   Sonraki >