|
Bayan Kışlangıç ve Söz Duvarı |
E-Posta
|
|
Yazar Sinem Sal
|
|
29 07 2009 |
|
şimdi ne varsa avuçlarımda parçalandı ve inan bir daha bir araya gelmeye niyetli mi tüm bu yollar bilmiyorum nereye çıkar nereye götürür bizi bu donmaya meyilli su erir mi dersin yoksa vaktinden çok erken karışır mı toprağa insan ruhu çıktığında bedeninden ahh, hiçbir kol saramıyor benim bedenimi hiçbir ağrı yok ki hatırlatmasın bana hem geçmişimi hem de bileklerimde beslediğim güvercinleri dün gecenin en koyu vaktinde kestim !
Odaduvarındayankısıkendisinidürtenses
Bayan Kışlangıç topuklarınıza sorun o bilir yerde ezilmiş ve üstüne basılmış bir bayat ekmek gibidir hayat diyecektir size saçlarınız bir tek hafif rüzgar almış bir kızıllıktır dudaklarınıza akarken mavi köpüklü denizler ellerinizin kuruması bundandır uyku geceye sığınmaz ki uyku geceden kaçmak istediğinden gündüzler boşa çıkar ama bayan Kışlangıç aşk dediğiniz devrik cümle gibidir ayrılmak gidenden önce gelir yani demem o ki her kişi sizden daha gelmeden çoktan gitmiştir
boğazınızdan yuvarlanan her şarap artık keskin bir bıçaktır
Odaduvarındanyüzünetozinenbayankışlangıç
çölde balık tutuyordum ben ardımdan biri yetişti mi dersin yoksa beni mi çekti geri geri bilmiyorum ne başını ne de sonunu dumanlar üflüyorum yüzüme belki saklar perdesi geceden kara hüznün gölgesini ne bu içinden çıkamadığımız buz ve kor yanyana bile bile ve dileyerek olmuş gibi her şey bağlanmış bir adak ağacına sanki dalın haberi yokmuş neyi gerçekleştirmiş hepimizin yatağında başkası düşüne başkası girmiş
yok böyle olmayacak bak ben bileğimdeki güvercinleri dün gece kestim de ne iyi ettim derken bile fark etmemişim saçlarım rüzgarda dağılır benim toplayacak el bırakmadık Sinem Sal
|