| Tom Waits ve Kadıköy Soluklanması | E-Posta |
| Yazar Sinem Sal | |
| 04 05 2010 | |
|
Selcan'a; kendimden biliyorum, mezarların üstünde yazılı isimler bir tek o vakit önemliler kendimden biliyorum, altı ve üstü bir masaldı, içini yalanla oymuşlar kendimden biliyorum, tanrı hiçbirimize vadetmemişti " sizi yalnız bırakmam"ı kendimden biliyorum, içinden şarkı söylüyor, çağırdığımda gelmeyen insanlar şimdi uzak ve güzel şehirlerde, Pessoa okuyup kahve içen kadınlar vardır diyoruz olabilir uzak ve güzel şehirlerde, Pessoa okuyup kahve içen kadınlar uzak ve güzel şehirlerde, cam dibinde kendine dönük fesleğenler var diyor hani dokunmazsan kokusunu bilmeyeceğin olabilir yani ben yine kendimden biliyorum, pazar filesinin deliğinden yere düşen bozuk para olsun diyorum kendime, olsun, bak şimdi bir ihtiyacı olanla buluşacak metal yüzün bak diyorum yine, olsun, bak birazdan yer yarılabilir, hepimiz gömülebiliriz diyorlar olabilir diyorum mümkündür, aklı beş karış havada olanın, kökü beş karış diptedir nereden beslensin de onca yükseltsin kendini, olabilir, kendimden biliyorum şimdi biraz soluklanalım, kulağınıza sesler gelecek gördüğün yerde kafanı çevir gördüğün yerde kafanı çevir gördüğün yerde kafanı çevir size gelince, en iyi ihtimalle gözünüzü dikeceksiniz çünkü insan acı ve dehşet dolu manzaralardan alamaz gözünü ne de olsa acımak, şükretmektir hâline şimdi biraz soluklanalım, gördüğümüz ilk yerde omzundan yakalayıp kendimizi ağlayacağız, o çok sevdiğiniz Tom Waits ve yeşil atkınız ile ben kendimden biliyorum, bir insanın hayatında açılan her kapı kaçışıdır yalnızlığından, yani bütün filmlerin adını bütün hepimizdeğiştirmeyidilemiştikdünyayı müzisyenlerini ve bilumum rakı mezelerini, tüm arabeskliğiyle bir anda değişen
o çok farklı ve çok entelektüel ağzınızla yediğiniz hepsini, toplamda tümünü yani, bilmeniz bundandır kendimden biliyorum, içi ve dışı masaldı bu yüzlerin şimdi oturmuş, sen de, Kadıköy'ün Moda'ya yakın bir küçük caddesinde kendine ait bir çağı bekliyorsun, kimse bir şey demedi üstelik tanrı da vadetmedi, kulağına ismini söyledikleri gibi söylemediler neler göreceğini kendimden biliyorum, bir minder daha olmalıydı odada fincana biraz daha koyu kahve dökülmeliydi yani ses çıkarmaya korkmalıydı ayakların geceleri herkes kapıları sessizce örtmek ister, uyanacak diye birileri kendimden biliyorum, ara sıra gübre olasım geliyor fesleğenlere büyümesi bendendir, kendimden biliyorum bugün günlerden salı ve ben bu mektubu sana yazmıyorum Sinem Sal |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| İlk Sin |
| Biyografi |
| Eti Zihne Dönüştürenler (Şiir-Sin) |
| Biri-kim?(Deneme- Sin) |
| Bellekten Kesitler(Hikaye- Sin) |
| Dökülenler ve Saçılanlar ( Günce - Sin) |
| Ziyaretçi Sin |
| Anke Sin |
| Ulaşım Sal |


