yol: İlk Sin arrow Bellekten Kesitler(Hikaye- Sin) arrow Dil Altındaki Kelimeler
Dil Altındaki Kelimeler  E-Posta
Yazar Sinem Sal   
19 01 2009
“Sana minnettarım. Bana,  tek başıma olsaydım asla kıramayacağım bir hayal edindirdin.” 

                  Odanın ortasında duruyoruz.  Herkes ses çıkarmamaya özen gösteriyor.  Kâğıtlar etrafta, dağınık sayılmaz, bazıları buruşturulmuş.  Koyu yeşil perdeleri var.  Aynı dergide yaklaşık üç senedir çalışıyor olmamıza rağmen ilk kez geliyordum evine.  Aslında hastalandığı günden bu yana onu birkaç kez ziyaret etmek istemiştim, olmadı.

               

                    Sanırım bu işler hep böyleydi. Yani bilirsin, her şairin , yazarın , müzisyenin ve ressamın tüm eserlerinin üstüne ölümünden sonra üşüşülürdü.  İnsanlar akbaba midelerini o durumda bile doyurmaya çalışıyorlar. Hep yaptığımız gibi: işimizde, aşklarımızda, sahip olduğumuz her ne varsa onda yaptığımız gibi. Ölü taklidi yaptığında koklayıp koklayıp  kurbanını bırakanlardan , ondan vazgeçenlerden değildik biz. Ölülere karşı hep bir merakımız vardı. Canlı olan her ne ise onu yaşamımızda tutmakta zorlanıyorduk.   Her sanatçı biraz da ölmek için yaşar bu yüzden.               

 

Bir sandal ters dönmüş olmalı zihninde. Suları ılık belleğinde boğulabilirsin her an.Düşünmeden… Yormadan… Yazık, insan hiçbir zaman öğrenemeyecek son nefesini hangi su damlasının kestiğini. “

                Şairlerin de mahrem yerleri  vardı belki de, üstünü örttükleri. Hiç yayımlanmamış şiirleri hiç yayımlanmamakla kalmalıydı.  Belki

“ dilinin altı tıka basa dolu. Susmak biriktirmek demektir ondan olsa. Ağzında zamansız bir sardunya açıyor. Dudakların sımsıkı kapalı. Hiçbir kelimeyi salmayacaksın diye dışarı, nefessiz kalıyor sardunya. Bir sen biliyorsun, bir de ağzın. Dilinin altı sözcük  dolu. Çenen hiç durmadan titriyor, açma,Kapat!Solsun bir sardunya daha.” 

 

dediğinden mi, nedendir bilmem, tüm kağıtları yatağın altına tıkasım geliyor.  

                Hava kararmış. Yeşil kadife perdeleri çeksem mi , çekmesem bilemedim. Odada soyunacak bir kadın yok, karşı pencerede bekleyen bir adam olsa bile. İçindeki ölmüşse oda da ölüyordu işte, eşyalar, “bir dalgınlıktan gelen düşünceler”,  köşeye yığılmış kitaplar ve albümler, dünden kalma dibine kahve çökmüş fincan…

                Duvarda duran “ bodrum katından arakladığı sopayla terbiye ettiği gülüşü” nün kızardığından mı   bana ait olan her ne varsa giderek bizim oluyor” der gibi baktığı, belki yakındığından mı , nedendir , toparlandım.             

                Bir kapıyı kapatıyoruz içimizde/ İnan hiçbirimiz aklımızdan geçirmemiştik/Gittiğimiz yerde özleneceğimizi”  diye yazmış kimliğine. Her gün, bir önceki kimliğini olay yerinde düşürdüğünü unutan biriydi. “İçine sığmazlığı” bundandı belki de.

                Hemen her şiir yazan öldükten sonra şairdir oysa. “Geyikler ayaklarını suya daldırıyor.  Bir buğdayda iklim sıkıntısı. Maya bekler, artık ekmektir. Yenir ve biter. Ötesini arama dedi bana. Boş verdim sorgulamayı. O vakit suya sıkıntı düştü. İçiyorum.”

                Kırılmış bir bardaktan içer gibi içti suyu.  Suyun tadı vardır oysa, dilimizin altında saklarız.

 

                                                                                                                             “Sana kırıldım.

                                                                                              İçimden siyah atlar geçti. Hiçbirini tutamadın.

                                                                                                              Çarpıştık kendimle.

                                                                                                                                             Suya sıkıntı düştü,

                            içime konuk,

                             kağıda sözcük atlarla oturup içtik afiyetle.

                                                                 Her şiiri yazan kalemin mürekkebi dil altındaki hokkadan kalma.”

 

Sinem Sal

 

Yorumla  

  1. #1 nihan
    2009-04-0214:45:12 MÜKEMMEL!!!
  2. #2 celâl hikmet
    2009-04-2800:58:04 lsd kullanmayı bırakmalısın…

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Striked Bağlantı Resim Liste Alıntı


< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Arama

istatistikler

Üyeler: 150
Haberler: 116
Linkler: 0
Ziyaretçi: 35321

[+]
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size