Önüm Arkam Sağım Solum Sanat!

İlk Sin

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Arama

istatistikler

Üyeler: 64
Haberler: 57
Linkler: 0
Ziyaretçi: 3672
Kuytu Notları-2  E-Posta
Yazar Sinem Sal   
15 07 2008

Sevgili insan;

Hala yaşıyor olmama şaşmanla birlikte hala bunları okuyor olmana anlam veremiyorum.Öteki'ni arayıp duruyorsun bugünlerde, farkındayım. Senin dışında birinin gelip seni tanımlamasını, anlamdırmasını bekliyorsun ne zamandır. Oysa sen kendinin içinde kendini tanımlayamazken... Dışarıdan bakan sadece tek yüzünü görürdü.Nitekim öyle de oldu. Biri sakin ve huzurlu tanımladı, öteki pürnizam hayat tutturmuş biri olarak bildi seni, kimisi en çok dağınıklığından şikayetçiyken.

Çünkü biz kimlikler yaratıyoruz kendimize. Suç işlerken bırakıp kaçmak adına aslımızdan uzak isimler, aslımızdan uzak yüzler ve içler üretiyoruz.Ne borçluysak kendimize borçluyuz aslında, en çok kendisinden çaldık.

Pencereyi açıyorsun. Boğazından dışarı fışkıran çığlık donuyor soğukluğunda hayatın.Kimselerin duymaması bundan; ama sen yine kendini suçluyorsun. Sessizliğine veriyorsun ve bu defa boğazlarını kanatmaya yelteniyorsun. Halbuki bilmediğin bir şey var, yaşamda kimsenin kimseyi dinlemek, duymak ve anlamak gibi bir derdi yok. Biz insanların tek derdi varsa dinletmek, duyurmak ve anlaşılmak. Tüm bunların gerçekleşmediği anlarda sivri yerlerimize bileme eylemi gerçekleştiriyoruz.Kör bir bıçağın tepesine oturup dinlenmeye çalışıyoruz , bıçak kör olduğundan görmüyor kestiğini, biz üşümüş olduğumuzdan anlamıyoruz kesildiğimizi. Ve sonradan öğreniyoruz dinlenmek adına yaslandığımız her yer kuş tüyü yastık değil.Metal kokusu kokusu tenine karışır ve kanındaki pas lekesinin rengine anı demeyi tercih edersin.Böylesi daha az can yakar.

Sevgili insan;

Yılan dolanır dolanır da boğamaz kendisini kendi bedeniyle. Derisini kim için atar bilinmez, sense ne yapsa çirkin dersin. Canını yakmamıştır önceden ama doğasında var bilirsin , yaklaşılmaz. Bir alkolikle evlenilmeyeceği ya da küflü bir ekmeğin yenmeyeceği gibi.Halbuki senin yaşantının parçası değildir toplumun sana dayattığı doğrular ama sen kabullenmeyi bilirsin yaşam haritası doğumunda çizilenlerden olduğundan.Dinin seçilmiştir, ismin seçilmiştir. Sana nasıl seslenileceğine annen karar vermiştir ve neye inandığın daha ilk kelimeni söylemeden belirlenmiştir kimliğini kazanmamışken sahip olduğun kimlikte.

Ve insan... Doğasında vardır kendi kuytusunda yaşar çoğu kezinde.Sert bir ceviz kabuğu gibi örülüdür kimilerimizin dışı.Kimi ceviz kabuğunu yaldızlı boyalarla boyar, som portakal kokan ceviz kabuğu olur muymuş?Olurmuş işte.Kimi viski dudakların yaladığı ama kırmadığı kabuklarla korur özünü. İlkini açarsın çürütmüştür kendini kendi içinde.Sonrakini açmazsın, çünkü kendi yaşantı yolunun dışından gelen deneyimlere göre zararlıdır. Belki lezzetsiz kim bilir?Kimse. Fakat özü saklıdır içinde.
Ve sen hiçbir zaman öğrenemezsin.

Sevgili insan;

Hiçbir şey bekleme diğer insanlardan. Özüne kim inebilir?Kim kurtarabilir seni bu düşüşten?Ve kim tanıyabilir, anlayabilir seni, kim çıkarabilir seni dipsiz kuyulardan, sen çabalamadıktan sonra, sen kendini bile kurtaramadıktan sonra?

Sinem Sal

 

Yorumla  

  1. #1 emre
    2008-08-1023:04:49 gerçekten güzel bir yazı olmuş.eline sağlık

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Striked Bağlantı Resim Liste Alıntı


< Önceki   Sonraki >