Ölüm günü  E-Posta
Yazar Sinem Sal   
15 07 2008

Büyük bir odanın tahta kokulu merdivenlerinden geçtik.Babam hemen orada, öylece, uyuklar halde yatıyordu.Ses yapmadan cebindeki son parasını aldım.Titremedi bile.Eli göğsüne düşerken gözlerini açmadı hiç.

 

Başımı bir büyük yumuşaklık içinde gömülü buldum az sonra.Dizi dizi tahtalar geldi, sırtını rahat ettirmek amacıyla.Bense sustum.İzledim.

 

Hırsızlık mıydı yaptığım yoksa son bir hatıra alımı mı?Cebindeki son para avuç terimden buruşmuştu.Herkesten biraz daha gizledim günahımı.

 

Ninemin namaz baş örtüsünün daha  büyüğüne sardılar onu.Belki de odadaki, annemin kirlenir diye sadece misafirler geldiğinde kullandığı, büyük beyaz çarşaftı kendisi.Babam büyük bir uğurlama içinde misafirliğe gitti aramızdan.Annem ağladığına göre yatılı misafirliğe gidiyor olmalıydı.Annemin ağlamasından babamı özleyeceğimizi anladım.Oturup bende ağladım.

 

Büyükçe bir çukura düştü kendisi.

 

Rahat mısın?

 

Yalnızlık rahat mıdır?

 

Bilmem ki.Ben hiç yalnız kalmadım.Sadece saklambaç oynarken...Çok korkarım ben saklandığımda.Kimse bulmasın diye kimsenin olmadığı yerlere gizlenirim hep.Yerini söylemeyeceğim kimselere korkma baba!

 

O gün ona söz verdim ve yası tutulmuş karalarımızı çözdüm mezarının başında.Bir büyük çiçek gibi gömdüler onu.Bir adam ağlamaklı türküler okudu başında.Babamın iyi biri olduğunu o gün öğrendim.Herkes iyi bilirmiş kendisini.

 

Tanımadığım bir kadın bana burada ne olduğunu sordu.Bende babama verdiğim sözü hatırlayıp “Bilmem” dedim.”Küçük diye söylememişler”dedi yanındaki şişman,siyah saçlı kadına.

 

Oysa ben büyüdüğüm için sözümü tutuyordum babama.

 

Anneme baktım.Hüznünü yutkunmuş bir kadın gibi hıçkırıyordu durmadan.Bastırdıkça dışarı çıkmak isteyen midesini susturamıyordu.Annem o gece gözünde biriken yaşın yere düşmesi için gözlerini kırptı sadece.

 

Avucumdaki parayı yastığımın altına koydum.Ertesi gün teyzem yastık kılıfını değiştirdi.Kokuyormuş.

 

Bir hafta içinde boşaldı evimizin kalabalığı.Annemi sağlı sollu tutan, ellerinde beyaz peçeteleri olan teyzeler evine gitmiş olmalıydı.

 

Gün geçtikçe arttı sessizliğimiz.Kalabalık gittikçe,çoğaldı yalnızlığımız.

Şimdi daha iyi anlıyordum babamı.Tıklım tıklım bir yalnızlık,bomboş bir kalabalıktan daha kötüymüş.Ve  yalnızlık öyle bir özgürlükmüş ki çekermişsin özlemini alabildğine zamanın içinde.

 

Ben küçüktüm.Doğduğumda ağladım bu dünyaya geldiğim için.Büyüdüm.Babam yaşlanmıştı.Öldüğünde ağladım bu dünyadan gittiği için.

 

Hayat iki hıçkırık arasında aldığımız nefesmiş.Geç bildim.

 

Yorum ekle

Kalın Italik Altı çizgili Striked Bağlantı Resim Liste Alıntı


< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

Arama

istatistikler

Üyeler: 150
Haberler: 117
Linkler: 0
Ziyaretçi: 35580

[+]
  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size