|
Yazar Sinem Sal
|
|
15 07 2008 |
|
Sanırım sizde gidecekmişsiniz öyle mi?Olsun.Yine de boynunuzun çıplak yerine çatıdan damlayan bir yağmur damlası olup düşmek isterim.Belki yine tutturamam hedefimi ve en sevdiğiniz beyaz gömlekte leke olurum. Keşke biraz daha vaktiniz olsaydı.Adınızı bile söylemediniz.Dudaklarınızı aralamanızı yanlış anlamazdım oysa.Dilizin gözümün önünde dans etmesini, bel kıvırmasını da tahrik edici bulmazdım üstelik. Kokunuzu burnuma davet etmedim.Belki gitme kararı alırsam yine, hatırlamak istemem boynunuzu. Bazen senelerdir tanıdığınız insanlardan daha çok güven verebiliyormuş sadece bir saattir tanıdığınız biri.Siz hiç kimseyi ağlattınız mı? Konuşmuyorsunuz, belki duymuyorsunuz da kim bilir. Göz bebekleriniz de dönük değil üstelik olduğum yere doğru. Olsun, bende hep gözlerimi daldırdığım yeri güzel görürüm.Oysa betona bakarım dışarıdan beni görenlere göre. Eğer aradığım şeyin sizde olduğundan emin olsaydım şimdi yanınızdan kalkmazdım; fakat gitmeliyim.Çünkü suskunluğa tahamüllü kalmadı kulaklarımın. Giderken bir tel saçınızı yanlışlıkla üstüme düşürür müsünüz?Ona iyi bakacağım. Size sarılmak istiyorum. "Ruhun öyle derin ki Ne zaman sana sarılmak istesem İki elim birbirini tutar Bedenin yok senin şair kadın Bundandır üşümen." Beni korkutuyorsunuz.Sanırım sizden de gideceğim. Hoşçakalınız. Sinem SAL |
Yorumla
2008-07-1609:15:32 Gitmek kalmaktan çok daha kolaydır ..giden istdiğin yapmıştır zaten ama birseyler yapamamak işte insana koyan budur bence